Çok güzel geçti aslında, denize çok fazla gidememiş - evde pineklemiş olsakta;
sabah kahvaltılarımızı kuş sesleri arasında gerçekleştirdik hep.
Bazen Kefken sahile inip, denize karşı hüplettik mamalarımızı bol bol ve keyfine vararak içtiğimiz çayın !...
Öğle ve ikindi aralarını da yeşilliğin verdiği "bol gıdalı" molalarla geçiştirdik.
Daha deniz kenarına varmadan açlığımızı pekiştirdik,
saldırdık Allah ne verdiyse =)
Akşamları saat 21:30 dedimi; Ece Nur yatağa,
biz de hafif ışık altında,en alt katın balkonunda,
laptop'umuzdan internete bağlanıp; dilediğimiz müziği açıp,
çerezler masamızda, bazen okey masası kurup, bazen efkarlanıp,gülüp - ağlayıp - yiyip / içip - oynayıp
geçirdik gecelerimizi ...
En erken yattığımız saatler sabahın 04:00 'leri idi !...
Denizimizin dibi görünüyordu, cam gibi,
Kızımızın ağzı kulaklarındaydı,
Etrafta çocuk sesleri bi'doluydu zaten !!!...
Çok ümitli değildim, "o kadar hazırlık yaptık ama bu kız korkacak" dedim hep kendi kendime,daha koruyucu kremini bile tam süremeden o denize atılıyordu kucağımızdan, beni utandırdı kızım ve çığlık ata ata yüzdü denizde ve eller önde - ayaklar geride "cıpcıp" =)
Arkadaşımın kamerasını kullanmaya çalışma çabalarım arasında bu kadar görüntü alabilmişim malesef, ama olsun, bol bol resim ve videolarımız var kendi makinemizle çektiğimiz (=
Tabii bloga koyamadığım yine bi'dolu hatıra (=