::: 13 Ağustos 2008'de MERHABA dedin dünya’ya CENNET KOKULU bebeğim :::

Senin ile ilgili ne varsa burada...

Ayrıntıları ve dahası annenin günlüğünde tabii !!!

Bu sitede resimler-videolar-yazılar ve yorumlar bulacaksınız...

DEĞERLİ YORUMLARINIZI BEKLİYORUZ.

İYİ SEYİRLER =)


Mine'nin Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mine'nin Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2014 Perşembe

Babamıza Sürpriz ... İyi ki bizimlesin dedik hep birlikte :)

 2005 yılından bu yana ;
26 Kasım hep özel oldu hayatımda benim.
Ruh eşimin doğum günü çünkü.
 
 
Bu yıl İş arkadaşları ile olsun istedim
Müdüresi Betül Hanım,
Alt devresi Hilal ve Tayfun ile eşi eşlik etti bize
 
Mamalar hazırladım, bol bol bir masa ...
(Rabbim bereketimizi arttırsın, misafir berekettir :))


 
Tabu XL yaptık bir el ve yine kazandık TÜH
Ayıp oldu Doğum Günü Çocuğuna ama ne yapalım, şans =) 
--------------------------------------------------------------------------------------------------
Sonunda da kestik pastamızı yedik.
Rabbim ömür versin ikimize de en sağlıklısı, en bereketlisi , en huzurlusundan
İNŞALLAH
 
Çekemeyenlere inat, hep gülelim
                                                                              e ' mi :)
 
 
Bizimle olmayı tercih eden herkese çok teşekkür ederim
İyi ki varsınız.
Yalnız bırakmayan herkese çok çok çok teşekkürler
=)


 
Ailemiz büyüdükçe , bereketimiz - mutluluğumuz arttıkça çekemeyecekler çoğalacak elbet !
Rabbim onlara sabır versin
İNŞALLAH :)
 
*****************
Çok güzel hediyeler de aldık, hem eşime hem de evimize.
Resim çekmeyi unutan ben,
misafirlerimizden gelen hediyeleri de ,
onlar varken hemen kullandım.
Âdettendir, gelen hediye beğenilmiş olduğu belli olsun diye kullanılır :)
*** Cicili biccili kahve takımım ve çok güzel meyve setim oldu.
Kesenize bereket İnşallah :)
**********************
Kızımın, annemin ve benim hediyelerimiz, her yıl olduğu gibi , ihtiyaç neyse o :)
Sağlıkla kullan inşallah Canım.
Seni Seviyoruz
 
 
 
* Ayakkabıyı abartmışım sanırım bu defa :)

 
*** Kurabiyeler GS 'li :P

18 Nisan 2014 Cuma

Bugün Mutlu Olacağım

(Kızıma el yazısı ile yazması için verilen ödevden alıntıdır) 
 
 
Bugün herşeyi olduğu gibi kabul edip
Onları değiştirmek için savaşmayacağım
Bugün kendime ve vücuduma bakacağım
Canımı acıtmayacağım
Sadece iyi şeyler yiyip, içeceğim
Çünkü vücudum benim en iyi DOSTUM

 
Bugün beynimi çalıştıracağım
Birşeyler öğreneceğim,tembellik etmeyeceğim
Beni akıllandıracak ne bulursam okuyacağım
Vücudum için ayrıca iki şey yapacağım;
Birincisi; farkettirmeden birisine iyilik yapacağım,
İkincisi; çoktandır ertelediğim bir iş halledeceğim
Bugün hep olumlu olacağım
Güzel giyineceğim, kibat olacağım
Takdir edeceğim
Kimseyi eleştirmeyecek ve ukalalık yapmayacağım

 
Bugün kendime bir plan yapacağım ve
Neyi ne zaman yapmak istediğimi yazacağım
 
Bugün kendime yarım saat ayıracağım
Rahatlamak ve güzel şeyler düşünmek için
 
Bugün ileri ki planlarımı da düşüneceğim
 
Bugün hiç korkmayacağım !
Hele mutlu olmaktan hiç korkmayacağım
 
İnsanların beni sevdiğinden şüphe duymayıp,
Bugün gerçekten çok mutlu olacağım

15 Nisan 2014 Salı

Bugün yine çok güzelsin hayat

 

Bugün yine çok güzelsin hayat
Seni sevdiğimi söylemek geliyor içimden
Güvercinler uçuyor hiç tanımadığım insanlara yüreğimden
 

 
Yine sımsıkı tutunmaya çalışıyorum
Gülümseyerek tutacaksın biliyorum, uzattığım ellerimden

 
Bugün yine çok güzelsin hayat
Herşeye rağmen;

 
Hiç katılaşmayan bir yüreğim
Hiç yorulmayan bir ölçüm
Hiç incitmeyen bir dokunuşum olsun

 
Biz SENİ SEVİYORUZ hayat ! Sen de bizi sev diye buralara bir not :)

8 Nisan 2014 Salı

Yımırta :)














Avuç İçi Bilgileri ! ! !





Avucumuzun içerisindede vücudumuzdaki çeşitli organların bağlı olduğu hassas noktalar var ve resimdede anlatılıyor.


Bilgi !!!


El ve ayağın iç organlarla bağlantı noktaları




Ayak tabanınıda Bedendeki organlara bağlı tüm sinirlerin burada sonlandığı gerçekten doğrudur.
Bu noktalara her baskı yaptığımızda organlarımız harekete geçer ve düzgün çalışır.
Herhangi bir organınızda sorununuz varsa o organınızı gösteren bölgeye masaj yada basınç uygularsanız o organı harakete geçirip iyileştirebilirsiniz..



 
 

Hayat Benimle Özel - Çünkü Ben KADIN ım :)


Ben kadınım !!!

Ben kadınım. Önce kadın. Nereye gitsem, ne yapsam önce kadınım. Hep öyle oldum, çünkü ben öyle doğdum…

Çoğu zaman “kız oldu...” sessizliği olur bir kadının başlangıcı…

Biraz iyi niyetle “Erkek adamın erkek damadı olur…" denir...

“Beni istemediler mi?” “Erkek olsam daha mı çok severlerdi?” “Belki giderken beni de yanında götürürdü erkek çocuk olsaydım.” “Belki kimse o kadar çok bağırmazdı, erkek kardeşime öyle bağırmıyorlardı...”

Yıllar sonra artık işe güce başlayıp, evlenip çoluk çocuğa karıştıktan sonra bile kadın arkadaşlarımdan duyduğum cümleler bunlar. Kadın olmak bir yazgı adeta. Hepimizin yazgısı…

“Eteğin açılmasın, baban duymasın, adın çıkmasın, taşa oturma çocuğun olmaz, hamama gittiğinde önce taşı yıka hamile kalırsın…” diye bitmeyen bir liste daha minik bir kız çocuğu iken başladı tüm kadınlar gibi benim de hayatımda. Hatta sırf bekâretini kaybeder diye bisiklete bindirilmeyen kız çocukları tanıdım, ben bisikletle kan ter içinde dolaşırken evin önündeki duvara oturan, bekleyen arkadaşlarım oldu…

Böyle başlayan hikâyeler sonrasında kendi ayaklarının üzerinde duracak hale gelen kadınlarda bile cinsellikle ilgili sorunlar oluşmasına hatta daha oraya bile varmadan doktora gitmeye utanma problemine yol açtı, açıyor. Doktora gitmeye utanan, sevişirken korunmaya utanan, hamile olduğunu bile söylemeye utanan kadınlar var aramızda yaşayan. Halen...

Yarım kalmış ilişki, evlenememek, evliliğin kötü gitmesi, iyi pişmeyen yemek, ödevini yapmayan kardeş, erkeğin gömleğinin düşmeye yüz tutan düğmesine kadar her şey kadının sorumluluğu. Bu liste hiç bitmiyor…

Kadın olmak kadınlığını yaşarken hatta özgürken bile zor. “Sevişmezsem ayıp olur mu? Regl oldum bugün buluşmayayım, tüylerim var beni böyle görmesin…"

Biz kadınların derdi keşke bunlar olsa tabi sadece. Malesef değil…

Binlerce kez alındı, satıldı, kovuldu, lanetlendi, öldürüldü kadınlar…


Öyle ki bazen ölmek bile kolay olmadı, sırtında bir bıçakla bir kaldırımda kaderini bekledi. Biz o fotoğrafa bakmaya bile tahammül edemedik. Ben çok eminim o kadın son anında kendisinden sonra çocuklarına ne olacağını düşünüyordu.

Yine de elbette seni öldüremeyen seni daha güçlü yapıyor. Öğrendik beraberce kendimizi korumayı, elimizin uzandığı başka kadınlara bazen moral, bazen destek, bazen umut olmayı…

Daha dik durmayı, yeniden canımızı acıtmayı denediklerinde dalga geçmeyi. İçimizde bir şey eksilse bile öğrendik, eksilen yanlarımızı bir araya gelip nasıl da tamamlayacağımızı...

Ben kadınım… Doğuran, hayat veren, çocuk büyüten…

Bir çocuğun hayattan aldığı ilk tadı, duyduğu ilk kokuyu, zihninin ilk kelimelerini, ilk bakışına neden olan ve hatta ilk sevdiği insanım ben…

Ben kadınım… Bir tutam baharat, sıcak bir ekmek, bir bebeğin gülüşü… Hepsi benim elimden çıkıyor dünyaya…

Sıcak bir öpüş, uçuşan bir etek, kararlı bir bakış var ya işte o benim!

Bir dal çiçekten bahçe yapan, nakış işler gibi ilmek ilmek hayatı güzelleştiren kişi kim mi? O da benim…

Ben kadınım. Hayat benimle güzel…

Aşkımla, ürettiklerimle, yaşattıklarımla, pencereleri aralayan o zarif el var ya o benim elim…

Gün benimle başlıyor…

Hayat benimle başlıyor….

Ben hayat veren, can veren, gelecek nesli yetiştirenim…

Hayat o yüzden benimle özel…

Ben kadınım!

Sen kadınsın arkadaşım!

Hayat bizimle güzel!

#anneler #kızları


3 Şubat 2011 Perşembe

ÇOK ACI BİR KAYIP ...


Kim sevmezdi ki Defne'yi ?
Bence ekrana yakışan tek yüz (dü)
Ölümlü dünya, elbet hepimiz toprak olacağız , inkar etmiyoruz asla !
Ama o daha taze bir ANNE
O minicik evlat ne yapacak şimdi :(
Daha 1 hafta olmamıştı danslarını izlemiştik eşimle muhabbetini yapmıştık.
"Kıskanıyorum bu kızı"  demiştim hatta.
Elbette dertleri - sıkıntıları vardır o'nun da her insan gibi.Ama bu kadar mı pozitif olunur.
Doyamadık ki biz daha izlemeye, o evlat ne yapacak !!!
...
"Anne iş'te.Hisler aynı" diye geçirmiştim içimden.
Hatta şöyle diyor bir kısmında;
- Hala emziriyor musunuz?
-Evet.Mümkün olsa 18 yaşına kadar emziririm !
Olmadı işte Defne, olamadı mümkün.Annelik sana bu kadar süre layık görüldü.
Sen ki; "Oğlumla olmam lazım" diye çekimlerini bile geciktirmişsin,
Şimdi kim senin gibi CANIM diyecek :(
Çok yazık ... Oğlu CAN aklıma geldikçe ağlıyorum :(
Allah yardımcısı olsun ailesinin ve evladının ... ÇOK ZOR !
...
Rabbim kimsenin evladını annesiz bırakmasın İnşallah ...
Ya da Anne olanlara ek bir şans versin Rabbim, uzatsın ömürlerimizi.
O evladına doyamadı - Evlat zaten herşeyden habersiz.
Ağladığında, "Anne" dediğinde kim çıkacak karşısına ? Kim öpüp koklayacak annesi gibi ?
Dilim varmıyor ama ... Allah Rahmet Eylesin :(

20 Ekim 2010 Çarşamba

Biri ANNE mi Dedi ?

Blog annesi olmak ne demek? Bir anne neden blog tutma kararı alır, blog annelerinin ortak özellikleri nelerdir?


Ben de buraya yazdım bu hafta ... Belki sonraki haftalar da da olacağım !!!
BUYURUN YAZIM !!!

12 Ekim 2010 Salı

Büyümek Lazım :)

Bu da son halleri olsun odanın, en yakın zamanda yeni haline kavuşmuş oluruz İnşallah !
Tabi hafta sonu çalışmalarım biterse ve vakit bulup alışverişe çıkabilirsem ... İnternetten alışveriş yapmaktan, mağazaların kokusunu unuttum !!!




O kadar çok ki o küçücük odaya sığması gerekenler !
  • yatağı
  • gardropu
  • çadırı
  • kitapları ( 50'nin üzerinde daha şimdiden ve dergiler hariç)
  • kuru boyaları
  • pastel boyaları
  • renkli kalemleri ve kalemlikleri
  • balon makineleri ve suları
  • oyun hamuru kutuları (her renkten 2 - 3 adet)
  • topları
  • arabaları
  • bebekleri
  • peluş oyuncakları
  • pilli oyuncaklar (ayrıca saklananlar / çok sesliler diye)
  • balonları
  • takı - tokaları
  • albümleri (4'lü olarak 3 adet)
  • çerçeve ve resimleri
  • puzzle 'ları
  • şekilli küpleri (her şekil olsun derken 3 sete tamamladık)
  • legoları (2 set onlar da çantalı / arabalı)
  • bowling seti
  • mutfak setleri (yine geçen dayanamadım aldım iki set tencere vs..)
  • mutfağı (bunu silmek hele / işkence ama)
  • yazı tahtaları
  • sayı ve harf tahtası
  • bisikleti
  • at'ı
  • hacıyatmazı
  • kapının arkasında asılı durmaya mahkum (yer yok artık) palyaço seti / kuklaları
  • sandalyeleri
  • sofrası (hamur yapmak için o da kapı arkasında malesef)
  • hediye gelen çiçekler
  • kıyafetler deseniz yazlığa götürdüm tüm yazlık çamaşırlarını ... Dolaba ancak kışlıkları sığdırdım.
    3 kapaklı büyük dedik alırken ama yetmiyor bile ! Ve tüm oynamadığı oyuncakları poşet poşet taşıdım her gittiğimizde ...
    (Bebek kıyafetlerinden sadece İLK'leri duruyor diğer herşeyini yer yok diye dağıttım.Ama oyuncaklara kıyamadım.Nasıl olsa kardeşi olacak =)

*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*
Orta odamız ilk taşındığımızda yatak odası idi.Oturma odası olarak en arka oda olmuyor diye, taşıdık yaklaşık 1 yıl sonra.Derken gebelik dönemimde, dinlenme odası gibi hazırladığım bu minik odayı da kızım'a hazırlamaya başladık.Nereden bileyim, anne olarak abartıp - her gördüğüm kitabı - oyuncağı - kıyafeti eve getireceğimi ?
Şimdi odalar dolusu herşey.Salon bile oyuncaklarla dolu.Dün akşam, kendi kitaplığıma taşıdım bazı kitaplarını.Kaldı ki orada da yer yok !!!
Bize şöyle açık arazi bir ev lazım =)












*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*
Şimdi düşüncem, rafları çoğaltmak, belki duvarın tamamına sıra sıra / renk renk yapmak - kitaplıkta yaptırmak ayrıca / ya da aklımdaki gibi bulursam almak- yatağını da beşik şeklinden çıkartıp / büyümüş kız yatağı haline getirmek ve orta odayı Ece Nur'a hazırlamak !!!
*/*/*/*/*/*/* O oda bakalım taşınana kadar daha ne hallere girecek =) */*/*/*/*/*/*
Dekorasyon için hem vakit lazım ki, gezmeli şöyle birkaç yer.İnternetten ne kadar ne bulabiliriz...Dokunmak lazım , ürüne içinin ısınması lazım değil mi, tablolar bulmalı şöyle kelebekli vs, boyama kalemleri için renkli kaplar - duvara asmalık  =)
*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*/*
Dün itibari ile, evin tüm camlarının tadilatı yapıldı / pimapenlere yeni lastikler takıldı / kombinin en digitali - en sıfırı takıldı - evin temizliği / mobilyası / halısı kışa uyarlandı ... Kalıcı olmaya gönlümüz olmadığı halde, bu eve masraf yapmadan da olmuyor malesef !
Şimdilik tek eksik Ece'nin bu darmadağınmış gibi duran odasının düzeni kaldı !!! Tek toparlayıcı çözüm İKEA gibi görünüyor şimdilik ama, tavsiyelerinizi bekliyorum arkadaşlar !!!
Varsa bildiğiniz site (yine internetsiz olmaz - en azından alacaklar listesi için fikir olur :)
Ya da çocuk odası dekor ürünleri satan / şöyle bir kere de her şeyi bulabileceğimiz bir yer ...

5 Temmuz 2010 Pazartesi

!!! Çok Büyük Acı !!! 03.07.2010 !!!

Bir altın taşta, anber diye getirseler de
Çeksem damarlarıma, ölümün kokusunu
Ne son sahne geliyor, ne kapanıyor perde
Mıhlansın gözlerime, siyahın bin bir tonu.

           -------------
3 Temmuz 2010 seni asla unutmayacağım.
Sen çok büyük acı yaşattın bize.Sen sabırı tükettin bizde...
... Her insan, kendisi için takdir buyrulan ömür bittiğinde, içinde bulunduğu şu geçici dünya hayatından asıl yurdu olan Âhiret’e göç edecektir. Bu takdir, peygamberler de dahil olmak üzere bütün varlıklar için geçerlidir ama Ayşe Yenge'ciğim, bitanemizdin sen bizim.Çok değil 4 yıl tanıdım seni ve yetmedi.Yaradan, seni yoran bu hayattan, ebedi hayata aldı. Ellerimizin arasından, gözyaşlarımızla, isyân etmeden uğurladık seni 15 saat içerisinde
HAYAT NE KADAR ZORSUN =(
*** !!! Trafik kazası sonucu, hiç hak etmediği şekilde can verdi yenge'm.Sen yanından ayırma Rabbim O'nu !!! ***

... Rabbim sana Cennetinin kapılarını sonuna kadar aralasın inşallah.Bulunduğun toprak parçalarının içi, aydınlık - geniş - ferah bir villaya dönüşsün.
... 3 ayların hürmetine azab çektirme ya Rabbi...Darlık çektirme ...Âyetler nuruyla nurlansın,cennet kokusuyla nurlansın ruhu... Ya Rabbi okunulan âyetleri yengemize arkadaş eyle !!!
... Sen büyüksün Rabbim ... O'nu yanından ayırma. O seni dostu bildi, yalnız bırakma Allah'ım !!!

... Amin... Amin ...Amin ...


(Yengem'in resmini koymuyorum.O artık bu Dünya'da değil !!! )

10 Nisan 2010 Cumartesi

BÖ! ÖDÜLLERİ İÇİN OYLAMA ...



Ve BU -
Ve BU -
Ve BU -
bloglarımın onayını aldım.
!!! Beni kabul ettikleri için, BÖ!Ödülleri Yöneticilerine Teşekkürlerimi Sunuyorum !!!
10 Nisan - 30 Nisan arası bloglarıma oylama yapılacak...
Hepinizin desteklerini bekliyorum =)

8 Nisan 2010 Perşembe

-İslam'ın Işığında-


Gelibolu17 akadaşımızın  ev sahipliği yaptığı İslam'ın Işığında adlı etkinliğe, tüm blogger'lar katılır diye ümid ederek ekliyorum bu post'u ...
08 - 22 NİSAN '10 tarihleri arasında olacak bu etkinliğe Sizler de katılın !!!

17 Mart 2010 Çarşamba

Olacak mı? -


" Kum ... Güneş ... Deniz ... Günleri de gelecek mi ? "derken
Böyle bir sabaha GÜNAYDIN demek harika =)
...
(Evimden manzaralar)

15 Mart 2010 Pazartesi

BÖ! 2010 Ödülleri

Tüm bloglarımı yayınladım.İnşallah bu ödüle layık olan bir bloğum vardır.
Yoksa da canımız sağolsun, n'apalım =)
...
Siz de bu ödüle dahil olabilmek isterseniz,
katılım için BURAYA ...
Haydi Hayırlısı ...
Oylama zamanı tekrar hatırlatacağım =)=)=)

16 Aralık 2009 Çarşamba

İyi Ki Doğdun "BİTANEM-ANNEM"

Posted by Picasa

... 15 ARALIK ...

***
Sevgili ANNECİĞİM,
Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki, ço­cukları anne olunca çocuklaşıyor anneler...
Ve insan, zamanın nasıl insafsız bir öğütücü olduğunu bu rol değişiminde anlıyor.
Eminim karnındaki ilk tekmemden, hatta dok­torların
"Bundan sonra ağır kaldırmak yok" müj­desinden beridir iki kişilik yaşıyorsun yaşamı...
Doğum odasında bir küçük el saçlarına tutununca değişti herşey
ve o el, o saçtan hiç eksik olmasın is­tedin.
Kimbilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin iç çekişler dinleyip hüzünlenerek
uykusuz ge­çirdin, kaç emzirme sean­sında bitkin uyuyakaldın.
O gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar ortak üretiyor, tüketiyo­ruz.
Yol boyu, kusurlarını hiç görmedik birbirimizin, yeteneklerimizi abarttık,
karşılıklı toz kondurmadık üzerimize, kol kanat gerdik...
Ben dünyanın en iyi ev­ladıydım, sense tarihin en iyi annesi...
Her çığlıkta başucum­da biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm.
Her derdimde benden çok dertleneceğini bilmenin o bencil alışkanlığıyla ayakta kaldım.
Sevginle donandım...

* * *

Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi ve yaşamın acımasız kuralı işledi:
Büyüdüm...
Senin kollarında "sen"den habersiz, bambaşka bir "ben" çıktı ortaya.
Bazen o eski "ben"e hiç benzemeyen bir "ben"...
Çünkü farkettim ki anlattığın masalların yaşam­da karşılığı yokmuş.
Kızlar bir prens umuduyla kurbağaları öpe dursun, ben her yalanda burnumu yokladım. Şaşırdım.
Bostandaki danaların, ısırılmış lahanaların ve
benzeri pastoral ninnilerin modasının geçtiğini gördüm sokakta... Söyleyemedim sana...
"Yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin artık eskisi kadar geçerli olmadığını"
anlatan kitapları sa­lonun ortasında açık bıraktım, açıp okuyasın di­ye...
Her kuşağın o vazgeçilmez ikilemi depreşti yeni­den:
"Devir de amma değişti" diye yakınırken sen, ben ilginle boğulduğumdan dertlendim.
Bir yeri yaralandığında "Annem görürse ne kadar üzülür" diye gizlemeye çalışmak
küçük bir çocuk için nasıl ağır bir yüktür bilir misin?
Acından çok, O'nda yaratacağı acı, acıtır canı­nı...
Oysa ne çok acılar paylaştık seninle..
Ve ne çok sevinçler yaşadık beraber...
Nasıl dar günlerde yar­dıma koşup, kaç şenliğine ortak olduk birbirimi­zin..?

* * *

Lakin artık kafesten uçma vaktiydi.
"Danaların girdiği bostan"da ayakta kalabilmenin yolu,
tek başına kanat çırpmayı öğrenmekten geçiyordu.Yargıladık birbirimizi bir dönem... Sorguladık...
Sen bana eş dost çocuklarını örnek gösterdikçe,
ben seni eş dost ebeveynleriyle kıyaslar oldum.
Sen her sohbete "Bizim çocukluğumuzda..."
di­ye başladıkça ben, değişen takvim yapraklarını koydum önüne...
Nasıl da zalim bir çark bu değil mi?
Doğuyor, doğuruyor ve
günün birinde yuvadan uçacağını bile bile koca bir ömrü karşılıksız veri­yorsun...
... Ve hayat birden ıssız bir adaya dönüşüveriyor.
Sonrası kah bir kapı zili beklentisi, kah bir mek­tup, kah bir telefon sesi...
Gizliden gizliye özlenen bir torun müjdesi...
Fotoğraflar sarardıkça solan bir yaşam
ve uzak­laştıkça yakınlaştığımız bir mazinin geri dönmez anıları...
Yazılarla konuştuk öyle zamanlarda...
Bakışlar­la anlaştık. Ağlaştık birbirimizden gizleyerek acı­larımızı...
Bir mimikle özleştik, bir gülüşle kavuş­tuk.
Ben büyürken... Seni de büyüttüm.

* * *

Şimdi çok daha iyi anlıyoruz birbirimizi...
Çünkü küçücük bir el saçlarımı kavrıyor gecele­ri...
Karyola başlarında uykusuz geceler geçiriyo­rum.
Pastoral ninnilerle büyütüyorum kızımı;
ya­lancı çocukların burunları uzuyor masallarda, öpülen kurbağalar prens oluyor hala.
...Ve yaşamın değiştiğini,
eski tecrübelerin geçersizleştiğini anlatan kitapları kaldırıyoruz salondan gizli gizli...
O korkunç çark, acımasız bir hızla dönmeye de­vam ediyor. Zaman, öğütüyor kuşakları...
İnsan ancak mahrum kalınca anlıyor sevginin değerini...
Bense sevginden mahrum kalmaya faz­la dayanamayacağımı biliyorum.
O YÜZDEN SANA UPUZUUUUUUUN BİR ÖMÜR DİLİYORUM.
Hem biliyor musun?
"SENİ ÇOOOOOOOK SEVİYORUM"
***
(C.D.)
****
Rabbim sana, daha nice en güzel yaşları yaşatsın inşallah ...
Hep böyle, sevdiklerinle - çocuklarınla - torunlarınla - kardeşlerinle - gelin ve damatlarınla
yeğenlerin - yanında olmak isteyipte olamayan tüm sevdiklerinle bir arada,
mutlu,sağlıklı ve huzurlu olmayı nasip etsin İNŞALLAH !!!
***

25 Kasım 2009 Çarşamba

M & G ve ECE :)

İyi ki doğduk ...
İyi ki "BİZ" olduk ...
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN CANIM !!!
Sen Canımsın, Sen Gücüm, Sen Efendim
Daha Nice Birlikte Geçireceğimiz Senelere İnşallah Sevgili Kocacığım =)
*-*-*-*-*-*-*-*-*-*
Gülüş bir yanaşımdır bir öbür kişiye; Birden iki kişiyi döndürür bir kişiye..
Anılarından kale yapıp sığınsa bile, Yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye.
Özdemir Asaf

(Nişan davetiyemizde yazdırmıştım bu şiiri, anımsamak istedim)

16 Kasım 2009 Pazartesi

Senden ... Benden ... Bizden !!!


O kadar çok ki işim şu anda;
* yıkanacak çamaşırlar
* yıkanmış ve asılmayı bekleyenler
* kurumuş ve katlanmayı bekleyenler dışında -
* mutfakta silinecek bir dolap
* boşaltılacak bulaşık makinesi -
* salonda düzenlenecek bir çekmece - resimler - mumlar
* ve masa üzerinde okunmayı bekleyen bir kitap var ...
.,.,.,.,.
Ama benim yapasım yok! Kim neler yazmış, kimler evlerinde neler yapmış merak ettim, oturdum pc başına !
Hazır kızım da uyuyorken; açtım çalma listelerimi de pc'den, koydum çayımı da yanıma, takılıyorum öyle işte !!!
Ama canım sıkkın :(
Bilmem ?
İşim çok olmasına rağmen, yapasım gelmeyişinden sanırım !...
Anlamadım ama SEVMEDİM BEN BU GÜNÜ !!!