Zaman çok çabuk geçiyor. Hele ki çalışan anne olunca ...
Yetişemez oluyor insan. Bir şeyler hep eksik sanki !
....
Okula başladı ya bizim yumurcak, daha bir dillendi sanki.
Her gün yeni bir Ece Nur geliyor eve maşallah :)
Ödevleri oluyor artık birey oldu ya, öğrenci ya artık, sorumlulukları var yavrumun.
" Ben kendim yaparım anne, sen oku sadece" diyor
ve ben okurken bakıyorum tek tek harfleri okumaya çalışıyor.
Erken yaşta yıpratacak kendini diye korkum. Daha 3 yaşında okumayı öğrenirse,
ilerleyen yaşlarında meraklarına nasıl cevap vereceğiz bilemiyorum :)
Puzzle'lar kuleler bu ara merak alanımız.
Ben mutfakta boğuşurken, ilgisizlikten odasında oynamaya başladı kızımız.
Seviniyorum elbette, tek başına oyun kurup, odasına alışmasına ama
okuldayken tüm gün ayrıyız zaten, ilgilenmek istiyor insan çocuğuyla ama
başlangıçta da söylediğim gibi - Yetişemiyorum -
Bana bir ben daha lazım sanırım :)
Yanına çağırdığında;
"Anne fotoğrafımı çeksene" dedi aslında.
Gördüğümde ben de şaşırdım aslında,
bu ahşap oyuncaklar odasında rafa kalkmış durumdaydılar.
İlla benimle herşeyi yapmak istediği için, ben de en fazla kitap oku - resim yap - el boyamalarıyla uğraştığımdan, bu kısma girememiştik çok.
Özlem duymuş belli ki,
isteğini yerine getirip çektim fotoğrafını.
Alkışla şimdi de beni dedi, onu da yaptık ...
.....
Artık kendi kuralları var zaten.
Kitapları kendi okuyor. ben okuduğumda da resimleri çok dikkatli inceleyip,
kendince farklı hikayeler çıkartıyor :)
...
Mesela kırmızı başlıklı kız ormanda pamuk prensesle karşılasıp,
yedi cücelerle kurt adamı öldürmeye gidiyorlar :)
Yeğenimle de araları iyi maşallah.
Tatil ikisine yaradı. Su sızmaz oldu aralarından. İlerde de böyle olur inşallah.
İkinci çocuk düşünmediğim için, sırdaşı olsun isterim kızımın :)
Bu da diğer okul formamız.
Cumhuriyet bayramı dolayısıyla gösterileri vardı kuzuların :)
Çoğu anneler gelememişti ve çocuklar mutsuzdu diğer anneleri görünce.
Ben de geri planda durmaya çalıştım bu yüzden.
Ece Nur o gün bayağı hastaydı. O hafta okula götürmemiştim zaten,
anneanne sağolsun düzenli - sağlıklı besledi 1 hafta , şuruplarını içirdi,
Cuma günü törene yetiştirdi :)
...
Burası okulun tören alanı.
Gösterilerinin sadece yürüyüş kızmı burada yapıldı. Ellerinde bayraklarla
tüm öğrenciler kortej yürüyüşü yaptılar.
Asıl tören Anaokulu bölümündeydi ki, ben yoğunluktan inemedim, izleyemedim.
Ama okulun online sitesi sağolsun, takibini sonradan yapabildim.
....
Şiirini okudu kızım o gün.
Şarkılar da söylemişler.
Tabii resimlerden de anlaşılacağı gibi
hasta ve keyifsiz geçen bir tören oldu o'nun için!
Bu arada arkamızdaki çocuk Mehmet Fatih =)
(babası pek dillendirme dese de, öğretmeninden de aldığım bilgilere göre;
ilgisi fazlaymış. Yer tutmalar - yan yana olmalar.
Evet daha çok erken yakıştırmamak lazım ama Çocuk işte :)Tören sonrası yarım gün çalışma olduğundan , kızımla gezdik.
Hasta olduğu için keyfi olmamasına rağmen,
oyun alanlarında gayet mutluydu :)
O gün mesai bitimine kadar yine dışarıdaydık.
Eve geldiğimde, iş yerinden daha çok yorulduğumu fark ettim :)
Kurban bayramında Kefken'deydim.
Pazar günü akşam üstü çıktık yola.
Hava gayet soğuktu. Evden çıkmadım diyebilirim.
Kızım, babasıyla tüm köyleri gezdi maşallah.
Artık ben evdeyim, o'nlar dışarda.
Bu bayram da mezar ziyareti yapamadım, kısmet olmadı gelen - giden oldu sürekli.
Ama yorucu bir bayramdı gerçekten, bir daha gider miyim ;;;
Şimdiden karar vermeyeyim en iyisi :)
Balım ... kızım ...
Seni öyle çok seviyorum ki. Senin bana bakışın bile seni sevmeme en büyük sebep !
Bir cümlen, sarılıp "Canım anneciğim" demen. Birileri hakkımda konuştuğunda;"Susun benim güzel annem o" deyişin yeter bana büyümeyen bebeğim :)
Cümlelerini yutma. Savunduğun, doğruluğuna inandığın ne varsa, tek de olsan o davada, dur arkasında. Bil ki ben de arkandayım. Merhametli ol. Hayat taşlaştırmasın pamuk yüreğini.
Doğru ol. Bil ki her yalan kalan ömrünün bir köşesinden çıkıp tokat gibi patlar yüzüne.
Sonra aşık ol. Çıkarsız, bedelsiz, yalın olsun aşkların. Aşk acıtır bazen ama sen yine de korkma. Sev. Aşk için dökülen her yaş kutsaldır. Ama sakın aldatma; sevdiğini değil, kendini!
Hayat hakkında birçok kötü söz duyacaksın balım, ama boş ver aldırma. Sen sadece yaşa.
Bırak hayat sana ayak uydursun. Tüm özgürlüğünle yaşa.
Yanlışların da olacak elbet ama unutma üç yanlış bir doğruyu götürmüyor aslında.
Her yanlış bir doğru veriyor sana hayatta.
Degişmeyecek tek doğru var aramızda: Ömrümün her anı seveceğim seni tüm yanlışlarınla.
Ve iyi ki geldin hayatıma.










Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
HOŞ GELDİNİZ!
Yorumlarınızı en kısa sürede yayınlayıp-cevaplayacağım.
Adsız yorum lütfen yapmayın.